Güzel bir Cuma sabahından herkese merhaba. Nasılsınız? Umarım günleriniz keyifli geçiyordur. Havalar ne kadar dengesizleşti farkında mısınız? Sabah güneş açtıysa öğlen yağmur akşama doğru utanmasa kar yağacak. Tam hastalık havası. Aman dikkat edin, hasta olmayın!
Bu yılın ilk günlerinde kendime 52 kitap okuyacaksın diye hedef koydum. Bakalım bunu başarabilecek miyim hep beraber göreceğiz :) Beni iyi tanıyanlar bilir ki ben tam bir kitap canavarıyım.:) Fakat bir süredir sanırım reading slump'ın içerisindeyim. (Reading Slump: Eline kitap aldığın halde o kitaba saatlerce bakmak ama bir türlü okuyamamak.) Böyle zamanlarda ya çok sevdiğim bir kitabı tekrardan okurum ya da okumayı sevdiğim bir yazarın kitabını alıp okurum.
Tam da o zamanların içindeyken kurtarıcım Gülse Birsel'in "Memleketi Ben Kurtaracağım" adlı kitabı oldu. Okudukça daha iyi anladım ki çok doğru bir seçim yapmışım reading slump'tan kurtulmak için.
Gülse Birsel'in kitaplarında, köşe yazılarında kullandığı yazı dilini çok beğeniyorum. Sanki kendisiyle karşılıklı sohbet ediyormuşsunuz hissi veriyor. Böylelikle sizi kitabın içine çekiyor ve kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.
"Memleketi Ben Kurtaracağım" adlı yeni kitabı tam anlamıyla okunası bir kitap. Bu kitabı baştan sona yüzünüzde gülümseyerek okuyorsunuz ama ben çoğu yerde kahkahalarla okudum.
Kitabın ilk 7 bölümü çocukluğu, ilk gençlik yıllarını ve başına gelen komik olayların bazılarını anlatıyor. Kendisiyle dalga geçerek espirili bir dille yazdığı için hemen sizi bulunduğunuz yerden alıp küçük Gülse olduğu yıllara götürüp onunla tanıştırıyor. Bu ilk yedi bölümü okurken ciddi anlamda her satırına güldüm ve çoğu yerlerde kendimi buldum
Sonraki bölümlerde siyasetle ilgili ironiler var. Bu ironileri bazen gülerek bazen de tam da benim düşüncelerimi kağıda dökmüş diyerek okuyorsunuz. Siyasi olaylara farklı, Gülse'ce bir yorum getirmiş ne de iyi yapmış. Gülse hanım benim oyum size:) Tam destek hep destek :) (Kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklar)
Kitabın son bölümünü usta sanatçı Gazanfer Özcan'a ithaf etmiş. Bu bölümde onunla ilgili anılarını paylaşmış. Gözlerim dolu dolu ve boğazım düğümlenerek okudum bu bölümü. Hem içim ısındı hem de duygu fırtınası içinde oradan oraya savruldum. Tam anlamıyla vurucu bir sonla bitirmiş kitabını.
Bu kitabı alın okuyun a dostlar. Gülmeye hasret kaldığımız şu dönemlerde inanın ilaç gibi geliyor.
Yazımı kitabın içime işleyen bir sözüyle bitirmek istiyorum.
"Dünya kötülük yapanlar yüzünden değil, seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdir."

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder