Etiketler

22 Ocak 2016 Cuma

Bir tramvaydayız sanki

Bir tramvaydayız sanki… Birileri giriyor hayatımıza ve birileri çıkıyor yaşamımızdan. Bazen herkese eşit miktarda zaman ayıramıyoruz. Bazılarını, daha kapıdan girer girmez fark ediyoruz. Bazılarını ise, onlar tam da diğer hatta geçecekken yakalıyoruz. Çok erken yara alabiliyor, çok geç pişman olabiliyoruz. Ve yaralarımız bize vakit kaybettirirken, hiçbir işe yaramıyor pişmanlıklarımız. Zamanın panzehiri yok maalesef.

Tramvayımızı öyle bir seçmeliyiz ki “Keşke! Ah, keşke!” dememeliyiz hiçbir duraktan sonra. Doya doya, yavaş yavaş belirlemeliyiz tramvayımızın uğrak yerlerini. Dönüp dolaşıp aynı yere geldiğimizde, ne biz sıkıntı duymalıyız içeridekilerden, ne de içeridekiler bizden bıkmış olmalı. Yönümüzü doğru bulabilmemiz için, eksiksiz ve yanlışsız çizmeliyiz yolumuzu. Çoluğun çocuğun arasına karışmalıyız, denizlere komşu olmalıyız. 

Öyle bir belirtmeliyiz ki istikametimizi, bizim tramvayımızı seçen hiç kimse yolunu kaybettiğini düşünmemeli. Aksine haz almalı. Biz engebeli yollardan geçerken, haz alamayabilir. Ama o zaman bile hattını değiştirirken, koltuklarımızın yumuşaklığına, camlarımızın şeffaflığına, tüm o engebelere karşı yolumuza pes etmeden devam etmemize, saygı duymasını sağlamalıyız. 

Vazgeçmemeliyiz, zorlamalıyız. Şu ana kadar yapamadıysak bile, hemen şimdi yapmaya başlamalıyız bunları. Yeni şeyler yapmak, hayatımıza ve kendimize yol çizmek veya tramvayımızın içini temizleyip tertemiz yapmak için hiç de geç değil. Daha ölmedik, yaşıyoruz. Hayattayız yahu! Var mı bundan daha güzel şey?

Önce kendinizi sevin ve hayatınızda değiştirmek istediğiniz ne varsa, hepsini değiştirin. Bir günde olmayacak belki ama bir gün olacak. Sonra da tramvayınızı seçenleri sevin. İyi ki seçtiler, iyi ki bize eşlik ettiler. İyi ki inandılar da bize renk kattılar. Bizimle oksijenlerini bölüştüler, hep birlikte ısındık tenlerinden yayılan sıcaklıkla.

Sevelim, sevilelim, paylaşalım ve bölüşelim. Tek başımıza yürümeyelim, yolumuzu uzatmayalım. Ve zaman kaybetmeyelim ıssız yollarda. En az hatayla yol alan tramvayı yaratalım kendimize. Gözümüzü de kapıya dikelim. Kimler girecek hayatımıza, kimler çıkacak hayatımızdan? 

“Keşke” demek yok. “İyi ki” belgesiyle kullanılabilir ancak aracımız. Öyleyse hep “İyi ki” diyelim, dedirtelim. İlkemizi herkese ama herkese benimsetelim. 

Hayat yolunda hep "İyi ki"leriniz olsun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder